"disown" 的Turkish翻译
释义
Genellikle bir aile üyesiyle olan ilişkiyi resmen veya alenen tamamen kesmek.
用法说明(Turkish)
'Reddetmek' veya 'evlatlıktan reddetmek' ciddi, resmi durumlarda aile bireyleri için kullanılır. Gündelik tartışmalar için kullanılmaz; nesneler için de uygun değildir.
例句
His family decided to disown him after the scandal.
Ailesi, skandaldan sonra onu **reddetmeye** karar verdi.
She threatened to disown her son if he continued his bad behavior.
Oğlu kötü davranmaya devam ederse, onu **reddetmekle** tehdit etti.
It is painful to disown a loved one.
Sevdiğin birini **reddetmek** acı vericidir.
If you don't approve of her choices, it doesn't mean you have to disown her.
Seçimlerini onaylamıyorsan bile onu **reddetmek** zorunda değilsin.
Some celebrities' parents have publicly disowned them because of controversial careers.
Bazı ünlülerin ebeveynleri, tartışmalı kariyerleri nedeniyle onları alenen **reddetti**.
No matter what happens, I could never disown my children.
Ne olursa olsun, çocuklarımı asla **reddedemem**.