"disadvantage" 的Turkish翻译
释义
Birisinin ya da bir şeyin diğerlerine göre daha başarısız olmasına veya daha kötü bir konumda olmasına neden olan durum veya şart.
用法说明(Turkish)
Genellikle resmi veya nötr cümlelerde kullanılır; 'at a disadvantage', 'face a disadvantage', 'the disadvantage of...' gibi ifadelerle sık kullanılır. 'Advantage' kelimesinin zıttıdır.
例句
Having no internet access is a big disadvantage when studying online.
İnternete erişimin olmaması, çevrimiçi eğitimde büyük bir **dezavantaj**dır.
Short people may see their height as a disadvantage in basketball.
Kısa boylu insanlar, basketbolda boylarını bir **dezavantaj** olarak görebilir.
One disadvantage of this phone is its short battery life.
Bu telefonun bir **dezavantajı**, pil ömrünün kısa olmasıdır.
I know my lack of experience puts me at a disadvantage for this job, but I'm willing to learn.
Tecrübe eksikliğimin bu iş için beni **dezavantajlı** duruma düşürdüğünü biliyorum ama öğrenmeye hazırım.
Living far from the city can be a real disadvantage when it comes to finding a job.
Şehirden uzakta yaşamak, iş bulma konusunda gerçekten bir **dezavantaj** oluşturur.
Every method has its advantages and disadvantages—you just need to weigh them carefully.
Her yöntemin avantajları ve **dezavantajları** vardır—bunları dikkatlice değerlendirmelisiniz.