"deterred" 的Turkish翻译
释义
Bir işi yapmaktan korku, şüphe ya da sonuçlardan endişe ederek vazgeçmek ya da caymak.
用法说明(Turkish)
Resmi cümlelerde ve çoğunlukla 'be', 'feel', 'become' ile kullanılır. Sıklıkla 'from' ile birlikte; dış etkilerle (kural, maliyet, uyarı) ilişkilidir. Fiziksel engellenme için kullanılmaz, bunun için 'blocked' tercih edilir.
例句
She was deterred by the high cost of the course.
Kursun yüksek maliyeti onu **caydırdı**.
Many were deterred from entering the building by the warning sign.
Uyarı tabelası nedeniyle birçok kişi binaya girmekten **caydırıldı**.
He was not deterred by the difficulties.
Zorluklar onu **caydırmadı**.
I almost applied, but I was deterred by all the paperwork.
Neredeyse başvuracaktım ama tüm evrak işi beni **vazgeçirdi**.
Don't get deterred by small setbacks—keep going!
Küçük aksilikler seni **caydırmasın**—devam et!
The dog was clearly deterred by the fence.
Köpek, çitten açıkça **caydırılmıştı**.