"deign to do" 的Turkish翻译
释义
Bir kişinin kendi onurunun altında gördüğü bir işi, gönülsüz ve kibirli bir şekilde yapmasıdır. Genellikle üstünlük duygusu taşır.
用法说明(Turkish)
Çok resmî ve eski bir ifadedir; yazılı dilde veya alaycı ifadelerde daha yaygındır. Basitçe 'kabul etmek' ile karıştırılmamalıdır.
例句
She did not deign to do the chores herself.
Kendisi ev işlerini **tenezzül edip** yapmadı.
He won't deign to do any task he thinks is boring.
Sıkıcı bulduğu hiçbir işi **tenezzül edip** yapmaz.
Why should she deign to do such a simple job?
O böylesine basit bir işi neden **tenezzül etsin** ki?
He barely deigned to do more than glance at the report.
Raporu şöyle bir göz atmak dışında neredeyse hiçbir şeyi **tenezzül edip** yapmadı.
She finally deigned to do an interview after weeks of silence.
Haftalarca sessiz kaldıktan sonra nihayet bir röportajı **tenezzül edip** kabul etti.
They wouldn't even deign to do business with us last year.
Geçen yıl bizimle iş yapmaya bile **tenezzül etmediler**.