"dabble" 的Turkish翻译
释义
Bir aktiviteyi ya da konuyu ciddi olmadan, yüzeysel veya eğlence amaçlı olarak denemek.
用法说明(Turkish)
Genellikle 'dabble in' şeklinde kullanılır ('dabble in music'). Ciddi uğraşlar için kullanılmaz.
例句
I like to dabble in painting on weekends.
Hafta sonları resim yapmayı **deniyorum**.
She started to dabble in photography last year.
O geçen yıl fotoğrafçılıkla **yüzeysel olarak ilgilenmeye** başladı.
Many people dabble in gardening as a hobby.
Pek çok kişi hobi olarak bahçeciliği **deniyor**.
He just dabbles in coding—he's not a professional developer.
O sadece kodlamayla **yüzeysel olarak ilgileniyor**—profesyonel bir geliştirici değil.
I’ve been dabbling in yoga, but I’m still a beginner.
Son zamanlarda yogada **denemeler yapıyorum**, ama hâlâ acemiyim.
Whenever I get interested in a new hobby, I just dabble for a while before moving on.
Yeni bir hobiye ilgi duyduğumda, sadece bir süre **deneyip** sonra bırakıyorum.