"crusade against" 的Turkish翻译
释义
Kötü veya yanlış olduğuna inanılan bir şeye karşı güçlü ve kararlı bir mücadelenin yürütülmesi.
用法说明(Turkish)
Bu ifade ciddi, toplumsal problemlere karşı verilen kararlı mücadeleler için kullanılır; küçük veya kişisel konularda kullanılmaz.
例句
The government started a crusade against smoking.
Hükümet sigaraya karşı **mücadele** başlattı.
She joined a crusade against animal cruelty.
O, hayvanlara karşı zulme karşı **mücadeleye** katıldı.
There is a local crusade against littering in the park.
Parkta çöp atmaya karşı yerel bir **kampanya** var.
He's leading a one-man crusade against fake news online.
O, internetteki sahte haberlere karşı tek kişilik bir **mücadele** yürütüyor.
After seeing the pollution, she started her own crusade against plastic bags.
Kirliliği görünce, plastik poşetlere karşı kendi **kampanyasını** başlattı.
The mayor's crusade against corruption made headlines across the country.
Belediye başkanının yolsuzluğa karşı **mücadelesi** ülke çapında manşet oldu.