"confronted" 的Turkish翻译
释义
Zor veya hoş olmayan bir durumla doğrudan karşı karşıya kalmak zorunda olduğunuzda kullanılır.
用法说明(Turkish)
Genellikle ciddi veya resmi durumlarda kullanılır. 'Bir problemle yüzleşmek', 'gerçeklerle yüzleşmek' gibi ifadelerde yaygındır; doğrudan biriyle karşılaşmaktan ziyade durumlar için kullanılır.
例句
She confronted her fears about flying.
O, uçma korkusuyla **yüzleşti**.
When confronted with a choice, he hesitated.
Bir seçeneğe **yüzleşmek** zorunda kaldığında, tereddüt etti.
The teacher confronted the student about cheating.
Öğretmen, kopya çekme konusunda öğrenciyle **yüzleşti**.
I suddenly confronted the truth—I’d been wrong all along.
Birden gerçeğin **yüzleştiğini** fark ettim—başından beri yanılmışım.
They felt confronted by the new rules at work.
İşyerindeki yeni kurallarla **yüzleşmiş** hissettiler.
Have you ever been confronted with a situation you couldn’t control?
Kontrol edemediğiniz bir durumla hiç **yüzleşmek** zorunda kaldınız mı?