输入任意单词!

"confine" 的Turkish翻译

sınırlandırmakhapsetmek

释义

Birini ya da bir şeyi belirli bir alan veya sınır içinde tutmak. Aynı zamanda bir şeyin sınırını aşmasına izin vermemek anlamına gelir.

用法说明(Turkish)

Daha resmi bir ifadedir; özellikle hukuk, tıp veya teknik dilde sıkça kullanılır. Yaygın kalıplar: 'confine to bed', 'confined space', 'confined to'. 'define' veya 'combine' ile karıştırılmamalı.

例句

Please do not confine the dog to a small crate all day.

Lütfen köpeği bütün gün küçük bir kafese **hapsetmeyin**.

Doctors told him to confine his activities after surgery.

Doktorlar, ameliyattan sonra aktivitelerini **sınırlandırmasını** söyledi.

You should not confine your dreams to what others expect.

Hayallerinizi başkalarının beklentilerine **sınırlandırmamalısınız**.

During the storm, people were confined to their homes for safety.

Fırtına sırasında insanlar güvenlik için evlerine **kapatıldı**.

The law doesn't confine your rights to this situation only.

Yasa, haklarınızı sadece bu durumla **sınırlandırmaz**.

He felt confined working in such a small office every day.

Her gün bu kadar küçük bir ofiste çalışırken kendini **sınırlanmış** hissediyordu.