"come forward" 的Turkish翻译
释义
Bir istem veya ihtiyaç durumunda yardım teklif etmek, bilgi vermek ya da kendini açıklamak.
用法说明(Turkish)
Genellikle resmi durumlarda, özellikle polis soruşturmalarında kullanılır. Cesaret veya inisiyatif vurgulanır; fiziksel olarak öne çıkmak değil, destek veya bilgi sunmak anlamında.
例句
The police asked anyone with information to come forward.
Polis, elinde bilgi olan herkesten **öne çıkmasını** istedi.
No one was willing to come forward to help.
Kimse yardım etmek için **öne çıkmak** istemedi.
If you know the answer, please come forward.
Cevabı biliyorsanız, lütfen **öne çıkın**.
It took courage for her to come forward about what happened.
Yaşananları **öne çıkıp** anlatmak onun cesaretini aldı.
We're still waiting for someone to come forward and claim the prize.
Hala birinin ödülü almak için **öne çıkmasını** bekliyoruz.
After a week, nobody had come forward with new evidence.
Bir hafta sonra bile kimse yeni kanıtlarla **öne çıkmadı**.