"cloaked" 的Turkish翻译
释义
Bir pelerinle veya başka bir şeyle örtülmüş; ya da kolayca görülmemesi veya tanınmaması için gizlenmiş ya da kamufle edilmiş.
用法说明(Turkish)
'Cloaked', hem gerçek anlamda ('pelerinle örtülmüş') hem de mecazi olarak ('gizlenmiş', 'saklanmış') kullanılabilir. Genellikle edebi veya resmi bağlamda; 'cloaked in secrecy' gibi kullanımları yaygındır.
例句
The stranger was cloaked in black from head to toe.
Yabancı baştan aşağı siyahla **örtülüydü**.
The city was cloaked in fog all morning.
Şehir bütün sabah sisle **örtülüydü**.
Her motives were cloaked in mystery.
Onun motivleri gizemle **örtülüydü**.
The hacker's identity remained cloaked despite the investigation.
Soruşturmaya rağmen hacker’ın kimliği **gizli kaldı**.
Corruption was cloaked under layers of bureaucracy.
Yolsuzluk bürokrasi katmanlarının altında **örtülüydü**.
He spoke in a cloaked reference to the scandal, never mentioning names.
O, skandaldan **örtülü** bir şekilde bahsetti, hiç isim vermedi.