"circumnavigate" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyin, genellikle Dünya'nın çevresini tamamen dolaşmak, genellikle gemi ya da uçakla yapılan bir yolculuktur.
用法说明(Turkish)
Daha çok 'circumnavigate the globe' gibi tarihi veya coğrafi bağlamlarda kullanılır; 'travel' ya da 'navigate' ile karıştırılmamalıdır.
例句
Magellan was the first to circumnavigate the globe.
Macellan, dünyanın etrafını ilk kez **dolaşan** kişiydi.
They plan to circumnavigate Africa by yacht.
Yat ile Afrika'nın etrafını **dolaşmayı** planlıyorlar.
The explorer hopes to circumnavigate the island in a canoe.
Kâşif, adayı kanoyla **dolaşmayı** umuyor.
Many dreamed of being the first to circumnavigate Antarctica.
Pek çok kişi Antarktika'yı ilk **dolaşan** kişi olmayı hayal etti.
The mission is to circumnavigate the earth in under eighty days.
Görevin amacı, seksen günden kısa sürede dünyanın etrafını **dolaşmak**.
You don't need to circumnavigate the world to have an adventure.
Macera yaşamak için dünyanın etrafını **dolaşmak** zorunda değilsin.