"causal" 的Turkish翻译
释义
Bir olayın başka bir olaya neden olduğu, yani neden-sonuç ilişkisi olduğu durumu ifade eder.
用法说明(Turkish)
Akademik ve bilimsel metinlerde sık kullanılır. 'causal relationship', 'causal effect' gibi ifadelerle birlikte tercih edilir. 'casual' (rahat, gündelik) ile karıştırmayın.
例句
There is a causal connection between smoking and cancer.
Sigara ve kanser arasında **nedensel** bir bağlantı var.
Scientists looked for causal factors in the disease.
Bilim insanları hastalığın **nedensel** faktörlerini araştırdı.
This study shows a causal link between diet and health.
Bu çalışma, diyet ile sağlık arasında **nedensel** bir ilişki olduğunu gösteriyor.
It's important to remember that not all relationships are causal; some are just coincidences.
Tüm ilişkiler **nedensel** değildir; bazıları sadece tesadüftür.
They made a causal argument to explain why the policy failed.
Politikanın neden başarısız olduğunu açıklamak için **nedensel** bir argüman sundular.
There's still debate over whether the evidence is truly causal or just a correlation.
Kanıtın gerçekten **nedensel** mi yoksa sadece bir korelasyon mu olduğu konusunda hâlâ tartışmalar var.