"carries" 的Turkish翻译
释义
“Carries”, bir şeyi taşımak, bir yerden başka bir yere götürmek anlamına gelir. Aynı zamanda bir şeyi içermek veya bulundurmak için de kullanılır.
用法说明(Turkish)
Genellikle fiziksel nesneler için kullanılır: 'She carries a bag.' Ayrıca, mağazada ürün bulundurmak için de geçerlidir ('The shop carries this brand'). 'carry', 'wear' ve 'bring' arasındaki farklara dikkat edin.
例句
He carries two books to school every day.
O her gün okula iki kitap **taşır**.
This bus carries people to the city center.
Bu otobüs insanları şehir merkezine **taşır**.
The shop carries fresh bread in the morning.
Bu dükkânda sabahları taze ekmek **bulunur**.
She always carries cash, just in case her card doesn't work.
Kartı çalışmazsa diye her zaman yanında nakit para **taşır**.
Her voice carries across the room, so everyone can hear her.
Sesi onun sesi odada **yankılanır**, bu yüzden herkes duyar.
He still carries a lot of guilt about what happened.
O hâlâ olanlar için çok fazla suçluluk duygusu **taşıyor**.