"captivity" 的Turkish翻译
释义
Bir insanın veya hayvanın özgür olmadan bir yerde tutulduğu, özellikle tutsak veya kafeste olduğu durum.
用法说明(Turkish)
Genellikle hayvanlar veya mahpuslar için kullanılır. Kendi isteğiyle kalma durumu için kullanılmaz; özgürlüğün olmamasını anlatır. Sıkça kullanılan ifadeler: 'held in captivity', 'release from captivity'.
例句
The tiger lived in captivity for many years.
Kaplan uzun yıllar **esaret** altında yaşadı.
Many birds do not survive well in captivity.
Birçok kuş **esaret** altında iyi hayatta kalamaz.
He finally escaped from captivity.
Nihayet **esaretten** kaçmayı başardı.
After ten years in captivity, the elephant struggled to adjust to life in the wild.
On yıl **esaret** altında kaldıktan sonra fil, vahşi hayata alışmakta zorlandı.
The scientist studies how animals behave differently in captivity versus in the wild.
Bilim insanı, hayvanların **esaret** altında ve vahşi doğada nasıl farklı davrandıklarını inceliyor.
Living in captivity can cause stress for many wild animals.
**Esaret** altında yaşamak birçok vahşi hayvanda strese yol açabilir.