"broker" 的Turkish翻译
释义
İki taraf arasında anlaşma veya işlem yapılmasını sağlayan kişi ya da şirket, özellikle finans ve emlakta.
用法说明(Turkish)
'Borsa aracı', 'emlak brokerı' gibi ifadelerde sık geçer. Genellikle resmi/finans ortamında; 'agent'tan farkı iki taraf arasında aracı olmasıdır. Fiil olarak 'aracılık yapmak, anlaşma sağlamak' demektir.
例句
He works as a broker at a real estate agency.
O, bir emlak ajansında **aracı** olarak çalışıyor.
A broker helps people buy and sell stocks.
Bir **aracı**, insanların hisse alıp satmasına yardım eder.
They hired a broker to find the best insurance policy.
En iyi sigorta poliçesini bulmak için bir **aracı** tuttular.
The company used a professional broker to negotiate the contract terms.
Şirket, sözleşme şartlarını görüşmek için profesyonel bir **aracı** kullandı.
I wouldn’t trust just any broker with my investments.
Yatırımlarımı herhangi bir **aracıya** kolayca emanet etmem.
He managed to broker a deal between the two companies.
İki şirket arasında bir anlaşmayı **aracılık** ederek sağladı.