"break with" 的Turkish翻译
释义
Bir kişiyle, grupla ya da gelenekle ilişkiyi tamamen kesmek veya daha önce bağlı olunan bir şeyi reddetmek.
用法说明(Turkish)
Genelde 'tradition', 'the past', 'family', 'partner' ile kullanılır; ilişkiler veya gelenekleri bırakmak için resmî ya da yarı resmî bir ifadedir.
例句
He decided to break with his old friends.
Eski arkadaşlarıyla **bağını koparmaya** karar verdi.
After university, she wanted to break with her family's expectations.
Üniversiteden sonra ailesinin beklentileriyle **ilişkisini kesmek** istedi.
The artist chose to break with tradition.
Sanatçı, gelenekle **bağını koparmayı** seçti.
It took a lot of courage for her to break with her company after so many years.
Yıllarca sonra şirketiyle **ilişkisini kesmek** için çok cesarete ihtiyacı vardı.
When politicians break with their parties, it usually makes the news.
Siyasetçiler partisinden **bağını koparınca** bu genelde haber olur.
Sometimes you have to break with the past to move forward in life.
Bazen hayatta ilerlemek için geçmişle **ilişkini kesmen** gerekir.