"braggart" 的Turkish翻译
释义
Övüngen, başarılarını veya sahip olduklarını abartılı şekilde anlatan ve bu yüzden başkalarını rahatsız eden kişidir.
用法说明(Turkish)
Kelime genellikle eleştirel bir anlam taşır, hakaret veya küçümseme için kullanılır; gündelik dilde 'hava atan', 'böbürlenen' de denir. Kişi kendine nadiren söyler.
例句
He is a real braggart who never stops talking about his new car.
O gerçekten tam bir **övüngen**, yeni arabasından bahsetmekten hiç vazgeçmiyor.
Nobody likes a braggart in the group.
Grupta kimse **övüngen** sevmez.
The teacher warned him not to be a braggart in class.
Öğretmen ona derste **övüngen** olmaması gerektiğini söyledi.
Jake can be such a braggart when he talks about his job promotions.
Jake terfiilerini anlatırken çok **övüngen** olabiliyor.
People avoid Sam because he acts like a braggart at every party.
Sam her partide **övüngen** gibi davrandığı için insanlar ondan uzak duruyor.
I don't mean to sound like a braggart, but I did win the competition last year.
**Övüngen** gibi olmak istemem ama geçen yıl yarışı kazanmıştım.