"bondage" 的Turkish翻译
释义
Bir kişinin köle ya da başkasının kontrolü altında olması durumu. Ayrıca birini bağlayarak yapılan cinsel pratiklere de işaret eder.
用法说明(Turkish)
Esaret anlamı artık resmî ve eski moda; günümüzde daha çok cinsel anlamda ('sexual bondage') duyulur, dikkatli kullanılmalıdır. 'bond' (bağ) ile karıştırmayın.
例句
The prisoners lived in bondage for many years.
Mahkûmlar yıllarca **esaret** içinde yaşadı.
Slavery is a form of bondage.
Kölelik, **esaret**in bir biçimidir.
Some people practice bondage for sexual pleasure.
Bazı insanlar cinsel haz için **bondage** uygular.
He finally escaped from a life of bondage and started over.
Sonunda **esaret** dolu bir yaşamdan kaçtı ve yeniden başladı.
The book explores the emotional bondage people sometimes feel in relationships.
Kitap, insanların ilişkilerde bazen hissettiği duygusal **esareti** inceliyor.
She’s interested in bondage as part of her personal life, but not everyone understands it.
Kişisel hayatında **bondage** ile ilgileniyor ama herkes bunu anlamıyor.