"bellowing" 的Turkish翻译
释义
Çok yüksek ve güçlü, derin bir sesle bağırmak veya hayvanların çıkardığı kükreme şeklindeki ses.
用法说明(Turkish)
‘Bellowing’ kelimesi sıradan bağırmadan daha gür, kuvvetli ve derin bir sesi anlatır. Çoklukla hayvanlar ya da güçlü bir şekilde bağıran insanlar için kullanılır.
例句
The lion was bellowing in the zoo.
Aslan, hayvanat bahçesinde **kükreme** sesi çıkarıyordu.
We heard bellowing from the neighbor's house.
Komşunun evinden **kükreme** sesi geldiğini duyduk.
The teacher stopped the bellowing students.
Öğretmen, **gür sesle bağıran** öğrencileri durdurdu.
He came bellowing down the hall, demanding answers.
O, koridordan **kükreyerek** gelip cevapları istiyordu.
Bellowing with laughter, the friends couldn't stop giggling.
Arkadaşlar, **kükreyerek** güldükleri için gülmeyi durduramadılar.
The crowd started bellowing when the team won the game.
Takım maçı kazanınca kalabalık **kükremeye** başladı.