"belie" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyin gerçek durumunu gizleyip, olduğundan farklı bir izlenim yaratmak.
用法说明(Turkish)
Resmi ve yazılı dilde daha sık kullanılır. Dış görünüş, davranış gibi şeylerin gerçek durumu sakladığı durumlarda kullanılır; 'belie the fact' gibi ifadelerde görülür.
例句
His calm voice belied his nervousness.
Sakin sesi, aslında ne kadar gergin olduğunu **gizliyordu**.
Her cheerful face belied the sadness inside.
Neşeli yüzü, içindeki üzüntüyü **gizliyordu**.
The small size of the building belies how many people work there.
Binanın küçük boyutu, orada kaç kişinin çalıştığını **gizliyor**.
The bright colors of the painting belie its dark message.
Tablonun parlak renkleri, karanlık mesajını **gizliyor**.
Don’t let his jokes belie how serious he is about his work.
Onun şakaları, işine ne kadar ciddi yaklaştığını **gizlemesin**.
Her friendly attitude belies the fact that she's actually quite shy.
Onun arkadaşça tavrı, aslında oldukça utangaç olduğunu **gizliyor**.