"bankrupts" 的Turkish翻译
释义
Birine veya bir işletmeye tüm parasını kaybettirip borçlarını ödeyemez hale getirir.
用法说明(Turkish)
Daha çok iş veya resmi ortamlarda kullanılır. Genellikle 'X iflas ettirir Y' şeklindedir. 'İflas' sıfatıyla karıştırma; bazen mecaz anlamda da kullanılır.
例句
The high cost of medicine bankrupts many families.
İlaçların yüksek maliyeti birçok aileyi **iflas ettirir**.
If the company grows too fast, it sometimes bankrupts itself.
Şirket çok hızlı büyürse bazen kendini **iflas ettirir**.
Heavy taxes sometimes bankrupt small businesses.
Ağır vergiler bazen küçük işletmeleri **iflas ettirir**.
A single bad investment often bankrupts people who take big risks.
Tek bir kötü yatırım, büyük risk alan insanları sık sık **iflas ettirir**.
Sometimes divorce bankrupts both partners emotionally and financially.
Bazen boşanma her iki partneri de duygusal ve maddi olarak **iflas ettirir**.
That expensive habit eventually bankrupts him, but he never learns.
O pahalı alışkanlık sonunda onu **iflas ettirir**, fakat o hiç ders almaz.