"at play" 的Turkish翻译
释义
Bir durumda etkili olan veya aktif şekilde rol oynayan unsurlar için kullanılır. Bazen gerçek anlamda 'oyunda olmak' şeklinde de geçer.
用法说明(Turkish)
Görünmeyen unsurlar veya etkiler için resmi/analitik bağlamlarda tercih edilir. 'Oynamak' anlamı yetişkinlerde nadiren kullanılır.
例句
There are many factors at play in this decision.
Bu kararda birçok faktör **devrede**.
The children are at play in the park.
Çocuklar parkta **oyunda**.
We must consider all the emotions at play here.
Burada **etkili** olan tüm duyguları göz önünde bulundurmalıyız.
There's more at play than meets the eye.
Göründüğünden fazlası **etkili** durumda.
I think stress is at play in her behavior lately.
Bence son zamanlardaki davranışında stres **etkili**.
With all those interests at play, it’s no wonder negotiations are so complicated.
Bunca çıkar **devrede** olunca, görüşmelerin bu kadar karmaşık olması şaşırtıcı değil.