"arouses" 的Turkish翻译
释义
Bir duygu, his veya tepkinin başlamasına ya da güçlenmesine sebep olmak; bazen cinsel uyarılmayı da ifade edebilir.
用法说明(Turkish)
Daha çok yazılı ve resmi dilde kullanılır. 'Merak uyandırır', 'şüphe uyandırır' gibi duygular ile birlikte sık geçer. Cinsel anlamda kullanılıyorsa bağlama dikkat edin; emin değilseniz başka fiil tercih edin.
例句
The movie arouses fear in young children.
Bu film küçük çocuklarda **korku uyandırır**.
Her speech arouses hope in the audience.
Onun konuşması dinleyicilerde **umut uyandırır**.
Strong coffee arouses my energy in the morning.
Güçlü kahve sabahları benim **enerjimi uyandırır**.
That old story still arouses a lot of emotion every time someone tells it.
Bu eski hikaye, biri ne zaman anlatsa hâlâ pek çok **duygu uyandırır**.
News like this often arouses public debate and controversy.
Böyle haberler genellikle kamuda **tartışma ve görüş ayrılığı uyandırır**.
She knows her perfume arouses attention wherever she goes.
Parfümünün her gittiği yerde **dikkat uyandırdığını** biliyor.