"antidote" 的Turkish翻译
释义
Zehirli bir maddenin etkisini yok eden veya azaltan madde. Ayrıca, istenmeyen bir durum veya hissi gidermeye yardımcı olan şey anlamında da kullanılır.
用法说明(Turkish)
Çoğunlukla zehire karşı kullanılır; 'boredom (can sıkıntısı) için antidote' gibi mecazi anlamlara da sahiptir. Sıradan ilaç için kullanılmaz.
例句
The doctor gave her an antidote for the snake bite.
Doktor ona yılan ısırığı için **panzehir** verdi.
There is no known antidote for this poison.
Bu zehir için bilinen bir **panzehir** yok.
Scientists are working to create a new antidote.
Bilim insanları yeni bir **panzehir** geliştirmek için çalışıyor.
Laughter can be the perfect antidote to stress.
Kahkaha, stres için mükemmel bir **çare** olabilir.
After a tough day, a walk in nature is my antidote.
Zorlu bir günün ardından doğada yürüyüş yapmak benim **panzehir**im.
We desperately need an antidote to all this negativity.
Tüm bu olumsuzluğa karşı acilen bir **panzehire** ihtiyacımız var.