"aloof" 的Turkish翻译
释义
Birisi uzak duran ise, çevresindekilere veya olaylara ilgi göstermez ve genellikle mesafeli ya da soğuk biri gibi görünür.
用法说明(Turkish)
'Aloof' resmî ya da yazılı dilde daha çok kullanılır; 'cold' kadar olumsuz, 'arrogant' kadar kibirli değildir. Genellikle duygusal ve sosyal mesafe belirtir, nesneler için kullanılmaz.
例句
He seemed aloof at the party.
O partide oldukça **uzak duran** görünüyordu.
She stays aloof from office gossip.
Ofis dedikodularından **uzak duran** biri.
Tom is friendly, but his brother is very aloof.
Tom arkadaş canlısıdır, fakat abisi oldukça **uzak duran** biridir.
If you act too aloof, people might think you're not interested.
Çok **uzak duran** davranırsan, insanlar ilgilenmediğini düşünebilir.
He tends to remain aloof in new situations until he feels comfortable.
Yeni ortamlara alışana kadar **uzak duran** kalmayı tercih eder.
At first, she came across as aloof, but she's actually very warm once you get to know her.
Başta **uzak duran** biri gibi geldi ama tanıdıkça çok sıcak biri olduğu ortaya çıktı.