"alive" 的Turkish翻译
释义
Birinin veya bir şeyin hayatta olması, ölmemesi anlamına gelir. Ayrıca bir yerin veya durumun enerjik ve hareketli olmasını da anlatır.
用法说明(Turkish)
'Alive' genellikle fiilden sonra gelir ('hala hayatta' gibi). İnsanlar, hayvanlar veya bitkiler için; ayrıca enerji dolu yerler/sitüasyonlar ('gece şehir canlı') için de kullanılır. 'Canlı adam' yerine 'yaşayan adam' ('living man') denir.
例句
My grandmother is still alive.
Büyükannem hâlâ **hayatta**.
The plant is alive because I watered it.
Bitki **canlı**, çünkü suladım.
Is the fish still alive?
Balık hâlâ **canlı** mı?
After that accident, it's a miracle he's alive.
O kazadan sonra hâlâ **hayatta** olması bir mucize.
At night, the city feels so alive with lights and music.
Gece olunca şehir ışıklar ve müzikle çok **canlı** hissediliyor.
You really feel alive when you try something new.
Yeni bir şey denediğinde gerçekten **canlı** hissediyorsun.