"stick your foot in it" 的Turkish翻译
释义
Yanlışlıkla uygun olmayan veya utandırıcı bir şey söylemek, özellikle sosyal ortamlarda.
用法说明(Turkish)
Genellikle gayri resmi ve samimi konuşmalarda kullanılır. Sosyal gaflar için uygundur; fiziksel hata için kullanılmaz.
例句
I really stuck my foot in it when I asked Anna about her job. She just lost it.
Anna'ya işi hakkında sordum, tam anlamıyla **pot kırdım**. İşini henüz kaybetmişti.
Be careful not to stick your foot in it at the party tonight.
Bu gece partide **pot kırmamaya** dikkat et.
John stuck his foot in it by mentioning Sarah's ex-boyfriend.
John, Sarah'nın eski erkek arkadaşını anarak yine **pot kırdı**.
Classic me, always sticking my foot in it without even realizing.
Klasik ben, hep **pot kırıyorum**, farkında bile olmadan.
I didn't mean to stick my foot in it, I just didn't know it was a secret.
**Pot kırmak** istemedim, sadece onun bir sır olduğunu bilmiyordum.
Whenever I try to help, I somehow stick my foot in it and make things worse.
Ne zaman yardım etmeye çalışsam, bir şekilde **pot kırıp** işleri daha da kötüleştiriyorum.