"wrongness" in Turkish
Definition
Bir şeyin yanlış, doğru olmayan veya ahlaken uygun olmayan hali; genellikle soyut ve resmi tartışmalarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Yalnızca günlük yanlışlar için değil; genellikle ahlaki, felsefi veya soyut tartışmalarda 'yanlışlık' kullanılır. Sıradan hatalar için 'hata' tercih edin.
Examples
He felt the wrongness of his actions after he lied.
Yalan söyledikten sonra yaptığı şeyin **yanlışlığını** hissetti.
The wrongness of the answer was obvious to everyone.
Cevabın **yanlışlığı** herkes için açıktı.
They discussed the wrongness of stealing in class.
Sınıfta hırsızlığın **yanlışlığını** tartıştılar.
There's a certain wrongness you can feel when something doesn't add up.
Bir şeyler tutmadığında belli bir **yanlışlık** hissedebilirsin.
The movie’s ending left me with a feeling of wrongness I couldn’t explain.
Filmin sonu, açıklayamadığım bir **yanlışlık** hissi bıraktı bende.
She pointed out the wrongness in his logic during the debate.
Tartışma sırasında onun mantığındaki **yanlışlığı** belirtti.