Nhập bất kỳ từ nào!

"waylaid" in Korean

매복 공격하다길을 막다

Definition

Birini beklenmedik şekilde durdurmak, genellikle saldırmak, soymak veya geciktirmek amacıyla kullanılır.

Usage Notes (Korean)

Resmi ve edebi bir kelimedir; günlük konuşmada nadiren kullanılır. Daha çok geçmiş zamanda ve pusu ya da ani engellemeler için kullanılır.

Examples

The traveler was waylaid by thieves on the road.

Gezgin yolda hırsızlar tarafından **pusuya düşürüldü**.

He was waylaid and could not reach the meeting on time.

O, **pusuya düşürüldüğü** için toplantıya zamanında yetişemedi.

The messenger was waylaid on his journey.

Haberci yolculuğunda **pusuya düşürüldü**.

I got waylaid by a neighbor and ended up chatting for half an hour.

Bir komşum tarafından **durduruldum** ve yarım saat sohbet ettim.

She was waylaid by reporters as soon as she left the building.

Bina çıkınca gazeteciler tarafından **durduruldu**.

Sorry I’m late, I got waylaid on my way here.

Üzgünüm, geç kaldım; buraya gelirken **durduruldum**.