Nhập bất kỳ từ nào!

"unrewarded" in Turkish

ödüllendirilmeyenkarşılıksız

Definition

Birinin çabası, çalışması veya başarısı için takdir, teşekkür veya ödül almaması durumu.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya yazılı dilde; 'emek', 'çaba', 'çalışma' gibi kelimelerle beraber kullanılır. Genellikle bir adaletsizlik ya da hayal kırıklığı hissi içerir.

Examples

She felt unrewarded for all the extra hours she worked.

Yaptığı tüm fazla mesaiye rağmen kendini **ödüllendirilmeyen** hissetti.

Many volunteers remain unrewarded for their service.

Pek çok gönüllü, hizmetleri için **ödüllendirilmeyen** olarak kalıyor.

The teacher's hard work went unrewarded.

Öğretmenin sıkı çalışması **ödüllendirilmeyen** olarak kaldı.

All those late nights studying for the exam felt unrewarded when I failed.

Sınav için geç saatlere kadar çalıştığım bütün o geceler, kaldığımda **karşılıksız** geldi.

Sometimes, kindness goes unrewarded, but it still matters.

Bazen iyilik **ödüllendirilmeyen** olarak kalsa da, yine de önemlidir.

He didn't mind staying unrewarded as long as his work helped others.

Çalışmaları başkalarına yardımcı olduğu sürece **ödüllendirilmeyen** kalmasına aldırmadı.