Nhập bất kỳ từ nào!

"triggering" in Turkish

tetikleyicigüçlü duygusal tepkiye yol açan

Definition

Kişide güçlü duygusal tepkiye veya zor anıların tekrar hatırlanmasına sebep olan şey. Ayrıca bir süreci başlatan şeyi de ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Psikoloji, ruh sağlığı ve sosyal medyada yaygın kullanılır. 'triggering content' travma uyandırabilir; 'initiating' (fiziksel başlatma) ile karıştırma.

Examples

This movie has some triggering scenes about loss.

Bu filmde kayıpla ilgili bazı **tetikleyici** sahneler var.

Loud noises can be triggering for some people.

Yüksek sesler bazı kişiler için **tetikleyici** olabilir.

She avoids triggering topics in conversation.

Konuşmada **tetikleyici** konulardan kaçınıyor.

Some social media content can be really triggering if you have anxiety.

Bazı sosyal medya içerikleri, kaygınız varsa gerçekten **tetikleyici** olabilir.

I found the news story quite triggering, so I stopped reading.

Haber hikayesini oldukça **tetikleyici** buldum, bu yüzden okumayı bıraktım.

Warning: The following interview contains triggering material about trauma.

Uyarı: Aşağıdaki röportajda travmayla ilgili **tetikleyici** içerik bulunmaktadır.