Nhập bất kỳ từ nào!

"simultaneous" in Turkish

eşzamanlı

Definition

Başka bir şeyle tam olarak aynı anda gerçekleşen ya da yapılan.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle teknik, akademik ya da resmi açıklamalarda kullanılır. 'Simultaneous translation' gibi kalıplarda yaygın. Gündelik çoklu görevler için kullanılmaz.

Examples

The two alarms rang at simultaneous times.

İki alarm **eşzamanlı** olarak çaldı.

The conference featured simultaneous translation in four languages.

Konferansta dört dilde **eşzamanlı** çeviri yapıldı.

Simultaneous events can be hard to manage.

**Eşzamanlı** olayları yönetmek zor olabilir.

Their simultaneous laughter filled the room.

Onların **eşzamanlı** kahkahaları odayı doldurdu.

The chef prepared simultaneous dishes for the big order.

Şef büyük sipariş için **eşzamanlı** yemekler hazırladı.

It's impressive how simultaneous their reactions were.

Tepkilerinin ne kadar **eşzamanlı** olduğu etkileyici.