"runner" in Turkish
Definition
Koşan kişi, özellikle sporcu ya da yarışlara katılan kişi. Ayrıca hızlıca bir şey götüren veya teslim eden kişi anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Spor için de, günlük hayatta koşan herkes için de kullanılır. İş yerlerinde 'kurye' anlamına gelebilir. 'Marathon runner' gibi kullanımlara dikkat edin.
Examples
He is a fast runner.
O hızlı bir **koşucu**.
The runner won the race.
**Koşucu** yarışı kazandı.
She wants to be a runner when she grows up.
Büyüyünce **koşucu** olmak istiyor.
I’m not much of a runner, but I enjoy long walks.
Ben çok iyi bir **koşucu** değilim ama uzun yürüyüşleri severim.
Their office hired a runner to deliver mail between departments.
Ofisleri, bölümler arasında posta taşımak için bir **kurye** tuttu.
Marathon runners train for months before the big race.
Maraton **koşucuları**, büyük yarıştan önce aylarca antrenman yapar.