Nhập bất kỳ từ nào!

"persecuting" in Turkish

zulmetmekeziyet etmek

Definition

Birine, özellikle dini, ırkı veya inançları nedeniyle, kötü ve adaletsiz şekilde defalarca davranmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle insan hakları veya tarihle ilgili ciddi, resmî ortamlarda kullanılır. Sıklıkla 'for' ('inançları için' gibi) ile geçer. 'Prosecute' (cezai kovuşturma yapmak) ile karıştırmayın.

Examples

They were persecuting him because of his religion.

Onlar onun dininden dolayı ona **zulmediyordu**.

The government is persecuting political opponents.

Hükümet siyasi muhalifleri **zulmediyor**.

She felt they were persecuting her at school.

O, okulda kendisine **eziyet** edildiğini hissediyordu.

Why do you keep persecuting me for my choices?

Neden seçimlerim yüzünden beni sürekli **eziyet ediyorsun**?

People have been persecuting others over their beliefs for centuries.

İnsanlar yüzyıllardır inançları yüzünden birbirine **zulmediyor**.

He wasn’t just criticizing; he was persecuting anyone who disagreed.

O, sadece eleştirmiyordu; aynı fikirde olmayan herkese **eziyet ediyordu**.