Nhập bất kỳ từ nào!

"live to tell the tale" in Turkish

anlatacak kadar hayatta kalmak

Definition

Tehlikeli ya da zor bir durumu atlattıktan sonra bunu başkalarına anlatabilecek kadar hayatta kalmak.

Usage Notes (Turkish)

Bu deyim tehlikeli veya zorlu durumlar için dramatik ya da esprili şekilde kullanılır; günlük basit olaylar için espriyle de kullanılabilir.

Examples

He was in a car accident but lived to tell the tale.

O bir araba kazası geçirdi ama **anlatacak kadar hayatta kaldı**.

After climbing the mountain, we were cold and tired, but we lived to tell the tale.

Dağa tırmandıktan sonra üşüdük ve yorulduk ama **anlatacak kadar hayatta kaldık**.

She ate the very spicy food and lived to tell the tale.

Çok acı bir yemek yedi ve **anlatacak kadar hayatta kaldı**.

Our hike was full of surprises, but we all lived to tell the tale.

Yürüyüşümüz sürprizlerle doluydu ama hepimiz **anlatacak kadar hayatta kaldık**.

I tried Mom's weird soup and somehow lived to tell the tale!

Annemin garip çorbasını denedim ve bir şekilde **anlatacak kadar hayatta kaldım**!

We made it through finals week and lived to tell the tale.

Final haftasını atlattık ve **anlatacak kadar hayatta kaldık**.