Nhập bất kỳ từ nào!

"intercede" in Turkish

arabuluculuk etmekmüdahale etmek (başkası için)

Definition

Bir anlaşmazlıkta iki taraf arasında arabulucu olarak yardım etmek veya birinin yararına işin içine girmek.

Usage Notes (Turkish)

‘Intercede’ daha çok resmi veya ciddi durumlarda kullanılır. ‘intercede with’, ‘intercede on behalf of’ gibi kalıplarla geçer. Kendi için değil, başkası için araya girme anlamı taşır.

Examples

The teacher tried to intercede in the argument between two students.

Öğretmen, iki öğrenci arasındaki tartışmada **arabuluculuk etmeye** çalıştı.

She asked her friend to intercede with the manager.

O, arkadaşından müdürle **arabuluculuk etmesini** istedi.

Can you intercede on my behalf?

Benim için **arabuluculuk edebilir** misin?

He often tries to intercede when his friends fight, but it doesn't always work.

Arkadaşları kavga ettiğinde sık sık **arabuluculuk etmeye** çalışır, ama her zaman işe yaramaz.

The charity tried to intercede with the authorities to help the refugees.

Hayır kurumu, mültecilere yardım etmek için yetkililerle **arabuluculuk etmeye** çalıştı.

If things get worse, I might have to intercede on your behalf.

Durum daha kötüye giderse, senin için **arabuluculuk etmek** zorunda kalabilirim.