Nhập bất kỳ từ nào!

"inscrutable" in Turkish

anlaşılamazesrarengiz

Definition

Anlaşılması veya yorumlanması güç, gizemli ve sır dolu olan.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya edebi dile ait bir kelimedir; genellikle yüz ifadesi veya birinin duygularını ya da niyetlerini gizlediği anlamlarda kullanılır. Basit kafa karışıklığı için kullanılmaz.

Examples

Her face remained inscrutable during the meeting.

Toplantı boyunca yüzü **anlaşılamaz** kaldı.

He gave me an inscrutable look and walked away.

Bana **anlaşılamaz** bir bakış attı ve uzaklaştı.

The meaning of the ancient symbols was inscrutable to the students.

Antik sembollerin anlamı öğrenciler için **anlaşılamaz**dı.

People say her motives are inscrutable; no one really knows what she's thinking.

İnsanlar onun motivasyonunun **esrarengiz** olduğunu söylüyor; kimse ne düşündüğünü bilemiyor.

There's something inscrutable about his smile—it makes you wonder what he's really feeling.

Onun gülümsemesinde **esrarengiz** bir şey var—gerçekte ne hissettiğini merak ediyorsun.

The professor’s lectures are brilliant but sometimes inscrutable to first-year students.

Profesörün dersleri harika ama bazen birinci sınıf öğrencileri için **anlaşılamaz** olabiliyor.