"gunfighting" in Turkish
Definition
Kişiler arasında tabancayla yapılan çatışma ya da düello anlamına gelir. Genellikle tarihi ya da aksiyon temalarında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle western tarzı filmler, aksiyon sahneleri veya tarihi olaylar için kullanılır. Günlük kullanımda çok yaygın değildir, resmi bir tondadır.
Examples
The movie showed a famous gunfighting scene.
Filmde ünlü bir **silahlı çatışma** sahnesi gösterildi.
Gunfighting was common in the Wild West.
Vahşi Batı'da **silahlı çatışma** yaygındı.
He learned about gunfighting by reading old books.
Eski kitapları okuyarak **silahlı çatışma** hakkında bilgi edindi.
Old Westerns are full of dramatic gunfighting scenes at high noon.
Eski Western filmleri, öğle saatinde dramatik **silahlı çatışma** sahneleriyle doludur.
Gunfighting isn’t just about quick reflexes—it takes nerve and strategy, too.
**Silahlı çatışma** sadece hızlı olmakla ilgili değildir—cesaret ve strateji de gerekir.
After a tense gunfighting scene, the hero finally saved the town.
Gergin bir **silahlı çatışma** sahnesinden sonra, kahraman nihayet kasabayı kurtardı.