"drowse" in Turkish
Definition
Tam olarak uyumadan, yarı uyanık şekilde hafifçe uyuklama hali.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebi ve resmi dilde kullanılır; gündelik konuşmada 'uyuklamak' yaygındır. 'drowse in the sun' ifadesi güneşte hafifçe uyuklamayı anlatır.
Examples
I started to drowse during the long movie.
Uzun film sırasında **uyuklamaya** başladım.
If you drowse in class, you might miss important information.
Ders sırasında **uyuklarsan**, önemli bilgileri kaçırabilirsin.
The cat likes to drowse in the sunlight.
Kedi, güneşte **uyuklamayı** sever.
She tried her best not to drowse during the boring lecture.
O, sıkıcı derste **uyuklamamaya** elinden geldiğince çalıştı.
After lunch, I often drowse at my desk for a few minutes.
Öğle yemeğinden sonra genellikle birkaç dakika masamda **uyuklarım**.
You could see Grandpa drowsing in his armchair, book still open on his lap.
Dede koltuğunda **uyuklarken** görebilirdin, kitap hâlâ kucağında açıktı.