"zesty" in Turkish
Definition
Güçlü, canlı ve hoş bir lezzeti olan; genellikle baharatlı veya narenciye aromalı yiyecek ve içecekler için kullanılır. Ayrıca enerjik ve heyecanlı durumları da tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yemeklerin ya da içeceklerin narenciye veya baharatlı canlı lezzetleri için kullanılır. Harekete veya sohbetlere heyecan, enerji katmak anlamında da kullanılabilir. 'Spicy' (acı) veya 'tangy' (ekşi) ile karıştırılmaz.
Examples
This salad has a zesty lemon dressing.
Bu salatanın üzerinde **baharatlı** limon sosu var.
I like zesty salsa on my tacos.
Tacomun üzerinde **baharatlı** salsa seviyorum.
The soup tasted very zesty because of the fresh herbs.
Çorba, taze otlar sayesinde çok **baharatlı** tatta oldu.
Her zesty personality always makes everyone smile.
Onun **enerji dolu** kişiliği herkesi güldürür.
Add some lime to give the dish a zesty kick.
Yemeğe **baharatlı** bir hava katmak için biraz limon ekleyin.
The conversation turned zesty when they started debating movies.
Filmler hakkında tartışmaya başladıklarında sohbet **enerji dolu** hale geldi.