"wrinkly" in Turkish
Definition
Üzerinde çok sayıda ince kırışıklık veya buruşukluk olan, genellikle yaşlılıktan veya bir şeyin ezilip katlanmasından dolayı oluşur. En çok cilt veya kumaş için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Samimi ve betimleyici bir kelimedir; genellikle 'cilt', 'yüz' veya 'eller' ile kullanılır. Nesneler için çoğunlukla olumlu veya nötrdür, insanlarda ise nazikçe kullanılmazsa kırıcı olabilir. 'Wrinkle' ve 'wrinkled' ile ilişkilidir.
Examples
My hands are wrinkly after washing dishes.
Bulaşıkları yıkadıktan sonra ellerim **buruşuk** oldu.
The old shirt looks wrinkly.
Eski gömlek **buruşuk** görünüyor.
The dog has a wrinkly face.
Köpeğin **buruşuk** yüzü var.
After spending the day in the sun, he noticed how wrinkly his skin looked.
Gün boyu güneşte kalınca, cildinin ne kadar **buruşuk** olduğunu fark etti.
Those wrinkly old photographs bring back a lot of memories.
O **buruşuk** eski fotoğraflar birçok anıyı geri getiriyor.
Grandpa’s hands are big and wrinkly, but very gentle.
Dedemin elleri büyük ve **buruşuk**, ama çok nazik.