"wracked" in Turkish
Definition
Şiddetli acı, üzüntü ya da huzursuzluk halinde olmak. Genellikle fiziksel ya da duygusal olarak yoğun şekilde etkilenmek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Yazılı dilde ve duygusal ya da fiziksel yoğun acılar için kullanılır. 'wracked with pain/guilt' gibi kalıplar yaygındır; 'racked' ile karıştırmayın.
Examples
He was wracked with guilt after the accident.
Kazadan sonra suçluluk duygusuyla **kıvranıyordu**.
Her body was wracked with pain.
Vücudu acıyla **kıvranıyordu**.
He felt wracked by grief after losing his friend.
Arkadaşını kaybettikten sonra üzüntüyle **kıvranıyordu**.
I was so wracked with nerves before the big interview, I could barely speak.
Büyük mülakat öncesi öyle bir **gerginlikle kıvranıyordum** ki, neredeyse konuşamıyordum.
The city was wracked by the storm, leaving many homes damaged.
Şehir fırtına nedeniyle **harap** oldu, birçok ev zarar gördü.
His mind was wracked with doubt, unable to make a choice.
Zihni şüpheyle **kıvranıyordu**, bir türlü karar veremedi.