"worthier" in Turkish
Definition
'Worthier', bir kişinin ya da bir şeyin başka birine göre daha fazla saygı veya değer görmeyi hak ettiğini anlatır.
Usage Notes (Turkish)
'Worthier' daha çok resmi yazılarda ve konuşmalarda geçer; örn: 'worthier cause', 'worthier candidate'. Maddi nesneler için kullanmayın; ahlaki ya da saygınlık anlamında öne çıkar.
Examples
She believes she is worthier than her rival.
Kendini rakibinden **daha değerli** görüyor.
This charity supports a worthier cause than most.
Bu yardım kuruluşu çoğu kuruluşa kıyasla **daha değerli** bir amacı destekliyor.
He found a worthier candidate for the position.
Pozisyon için **daha layık** bir aday buldu.
Is there anyone worthier of this honor in our team?
Takımımızda bu onuru **daha çok hak eden** biri var mı?
Honestly, I can’t think of a worthier use for this donation.
Dürüst olmak gerekirse, bu bağış için **daha değerli** bir kullanım düşünemiyorum.
Some people think fame makes you worthier, but that’s not always true.
Bazı insanlar şöhretin seni **daha değerli** kıldığını düşünür, ama bu her zaman doğru değildir.