"wield" in Turkish
Definition
Özellikle bir alet, silah veya gücü elinde tutup etkili şekilde kullanmak. Hem somut nesneler hem de güç, etki gibi soyut kavramlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'kılıç kullanmak', 'yetki kullanmak', 'nüfuz sahibi olmak' gibi ifadelerde geçer. Sıradan objeler için kullanılmaz. Beceriklilik ve kontrol anlamı taşır.
Examples
He can wield a sword with great skill.
O, kılıcı büyük bir ustalıkla **kullanabiliyor**.
Some leaders wield great power.
Bazı liderler büyük **güç kullanır**.
She wields a paintbrush like a sword.
O, fırçayı tıpkı bir kılıç gibi **kullanıyor**.
He wasn't afraid to wield his influence to get the job done.
O, işi bitirmek için nüfuzunu **kullanmaktan** çekinmedi.
You need a lot of training to wield that kind of weapon safely.
Böyle bir silahı güvenle **kullanmak** için çok eğitim gerekir.
She knows how to wield words to inspire others.
O, başkalarını motive etmek için kelimeleri nasıl **kullanacağını** iyi bilir.