"weave around" in Turkish
Definition
Yolunuzdaki insan veya şeylerden kaçınmak için sağa sola manevra yaparak, genellikle zikzak çizerek ilerlemek anlamına gelir. Ayrıca bir durumu ustaca engellerden kaçarak yönetmek anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmîdir; fiziksel hareket için yaygındır ancak mecaz anlamda da olabilir. 'weave' (dokumak) veya 'wave' (el sallamak) ile karıştırmayın.
Examples
The dog likes to weave around people at the park.
Köpek, parktaki insanların arasında **zikzak yapmayı** seviyor.
Drivers must weave around potholes on this road.
Sürücüler bu yoldaki çukurların arasından **zikzak yapmak** zorunda.
He had to weave around the tables to reach the door.
Kapıya ulaşmak için masaların arasından **zikzak yapmak** zorunda kaldı.
She expertly weaved around the crowd and left without anyone noticing.
O, kalabalığın arasından ustalıkla **arasında dolaşıp** kimse fark etmeden ayrıldı.
I watched him weave around the traffic like it was nothing.
Onu trafikte **arasında dolaşırken** izledim, sanki hiçbir şey değilmiş gibi.
If you want to get things done in this office, you have to weave around the bureaucracy.
Bu ofiste iş yapmak istiyorsan, bürokrasinin arasından **zikzak yapman** gerek.