Type any word!

"warmongering" in Turkish

savaş kışkırtıcılığı

Definition

Savaş veya çatışmayı gereksiz ve saldırgan bir şekilde teşvik etme veya destekleme eylemidir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz ve resmi ortamlarda (siyaset, gazetecilik, akademik alanlar) kullanılır. 'Siyasi savaş kışkırtıcılığı' yaygın bir ifadedir. Gündelik konuşmada nadiren geçer.

Examples

The news article criticized the government's warmongering.

Haber makalesi, hükümetin **savaş kışkırtıcılığı**nı eleştirdi.

Many people are tired of the constant warmongering on television.

Birçok insan televizyondaki sürekli **savaş kışkırtıcılığı**ndan sıkıldı.

Some leaders use warmongering to gain public support.

Bazı liderler, kamu desteği kazanmak için **savaş kışkırtıcılığını** kullanıyor.

People are growing frustrated with all the political warmongering lately.

Son zamanlarda tüm politik **savaş kışkırtıcılığı** insanları giderek daha fazla rahatsız ediyor.

Whenever there's a crisis, the media is quick to accuse politicians of warmongering.

Her kriz olduğunda medya, politikacıları **savaş kışkırtıcılığı** yapmakla hemen suçlar.

His speech was criticized as nothing more than desperate warmongering.

Konuşması yalnızca umutsuz bir **savaş kışkırtıcılığı** olarak eleştirildi.