Type any word!

"wallow in" in Turkish

kendini kaptırmakiçinde kaybolmak (olumsuz duygularda)

Definition

Olumsuz bir duyguya veya duruma uzun süre kapılıp gitmek ve bundan kurtulmaya çalışmamak. Genellikle üzüntü, kendine acıma ya da suçluluk gibi duygular için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle samimi konuşmalarda ve olumsuz duygularla kullanılır: 'wallow in sadness', 'wallow in self-pity'. Mutluluğu tanımlamak için kullanılmaz; hafif eleştirel bir ton içerebilir.

Examples

She likes to wallow in sadness after a breakup.

Ayrılıktan sonra üzüntüye **kendini kaptırmayı** seviyor.

Don't wallow in self-pity; things will get better.

Kendine acıma duygusuna **kapılma**; her şey düzelecek.

He tends to wallow in guilt after making a mistake.

Hata yaptıktan sonra suçluluk duygusuna **kendini kaptırıyor**.

Sometimes you just need a day to wallow in your feelings.

Bazen sadece duygularına **kapılacağın** bir güne ihtiyacın olur.

She won’t get over it as long as she wallows in regret.

Pişmanlığa **kapıldığı** sürece bunu atlatamaz.

"Stop wallowing in the past. Time to move on!"

"Artık geçmişte **kaybolmayı** bırak. İlerleme zamanı!"