Type any word!

"waive" in Turkish

feragat etmekmuaf tutmak

Definition

Bir hakkı, talebi veya şartı resmi olarak bırakmak ya da uygulanmamasına karar vermek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle sözleşmelerde, resmi belgelerde, haklar ve ücretlerle kullanılır ('waive a fee', 'waive a right'). 'Wave' (el sallamak) ile karıştırmayın.

Examples

The university will waive your application fee if you cannot pay.

Üniversite, başvuru ücretinizi ödeyemiyorsanız bu ücretten **muaf tutacaktır**.

She asked the library to waive the late fee on her account.

Kütüphaneden hesabındaki gecikme ücretini **feragat etmesini** istedi.

You must sign to waive your right to a refund.

Geri ödeme hakkınızdan **feragat etmek** için imzalamanız gerekiyor.

The company agreed to waive the delivery charges for loyal customers.

Şirket, sadık müşteriler için teslimat ücretlerinden **feragat etmeyi** kabul etti.

By joining the trial, you waive any right to sue the organizers.

Denemeye katılarak, organizatörleri dava etme hakkınızdan **feragat etmiş** oluyorsunuz.

He tried to waive the dress code for the party, but management said no.

Parti için kıyafet kuralını **muaf tutmaya** çalıştı ama yönetim izin vermedi.