Type any word!

"vitreous" in Turkish

camsıvitröz (gözdeki bölüm)

Definition

Cam gibi görünen ya da camdan oluşan, parlak ve sert yüzey için kullanılır. Tıpta gözün içindeki camsı maddeyi de belirtir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok bilimsel ve tıbbi metinlerde görülür. Tıpta, gözdeki camsı bölüm için 'vitröz' kullanılır. 'Kristal' ile karıştırmayın; kristal daha parlak ve net anlamına gelir.

Examples

The doctor examined the vitreous in her eye.

Doktor, onun gözündeki **vitröz** kısmı inceledi.

The vase has a vitreous surface.

Vazonun **camsı** bir yüzeyi vardı.

She noticed a vitreous shine on the rocks.

Taşlarda **camsı** bir parlaklık fark etti.

With age, the vitreous in your eyes can change and cause floaters.

Yaşlandıkça gözdeki **vitröz** değişip uçuşan noktalara yol açabilir.

The tiles had a vitreous finish that made them look polished and new.

Seramiklerin **camsı** yüzeyi vardı, bu da onları parlak ve yeni gösteriyordu.

Under the microscope, the mineral appeared almost vitreous in texture.

Mikroskop altında mineral neredeyse **camsı** bir dokuya sahipti.