"vantage" in Turkish
Definition
Gözlem yapmak ya da bir işi daha iyi yapmak için avantaj sağlayan yer veya konumdur. Ayrıca bir konuda avantajlı bakış açısı anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya edebi metinlerde kullanılır. 'Vantage point' iyi bir gözlem noktası anlamına gelir, tartışmalarda avantajlı bakış açısı için de kullanılır.
Examples
From this vantage, we can see the whole city.
Bu **avantajlı konumdan** tüm şehri görebiliyoruz.
The hill gave the soldiers a vantage over the enemy.
Tepeler askerler için düşmana karşı bir **avantajlı konum** sağladı.
She took photos from a vantage near the lake.
Gölün yanındaki bir **avantajlı konumdan** fotoğraf çekti.
Being on the roof gave us a unique vantage for watching the parade.
Çatıda olmamız bize geçit törenini izlemek için eşsiz bir **avantajlı konum** sağladı.
From my vantage, it seemed like the meeting went well.
Benim **bakış açıma** göre toplantı iyi geçti.
The eagle circles high above, always searching for the perfect vantage.
Kartal, her zaman mükemmel bir **avantajlı konum** arayarak yükseklerde dolaşıyor.